HİTİTLER

Hitit Devleti'nin yaklaşık olarak M.Ö. 1650 ile 1200 yılları
arasındaki uzun egemenlik sürecine Hattuşa (Boğazköy) başkentlik
yapmıştır. Merkezi bölge Kızılırmak kavsinin içi ve belki biraz
batısıdır (Hatti bölgesi). Hitit döneminde yayılım alanında,
kuzeyde Yukarı Ülke, güneyde Aşağı Ülke, doğuda Azzi-Hayaşa, İşuwa,
batıda Wiluşa (Troya bölgesi), Assuva (Aiolia), Ahhiyava (İonia
böl), Arzava (Göller bölgesi?), kuzeyde Pala, Kaşka, güneyde Lukka,
Tarhuntaşşa, Kizzuvatna ve güneydoğuda Mitanni ülkeleri
bulunmaktaydı.
Mısır, Babil ve
Mitanni gibi Eski Doğu’nun büyük güçlerinden biri olan Hititler,
yaklaşık M.Ö. 1200 yıllarına kadar Anadolu’nun büyük bir kısmına
ve zaman zaman da Kuzey Suriye’ye hükmetmişlerdir. Bu
İmparatorluğun başkenti Hattuşa, Çorum’un 80 kilometre
güneybatısında, Boğazkale ilçesindedir. Bölge 1988 yılında
Tarihi Milli Parklar statüsüne alınmıştır.

Hattuşa 1834 yılında
Fransız mimar Charles Texier tarafından keşfedilmiştir. Bu sadece
Hattuşa’nın keşfi değil, tamamen unutulmuş olan Hititlerin keşfi
olarak da algılanabilir. 1893-94’te Ernest Chantre’nin birkaç
sondaj yapmasına ve ilk çivi yazılı tabletleri yayınlamasına kadar
ki dönemde pek çok bilim adamı ve gezgin Hattuşa’yı ziyaret
etmiştir. Müze-i Hümayun Müdürü Osman Hamdi Bey’in desteğini alan
aynı müzenin konservatörü Theodor Makridi Bey, 1906 yılında ilk
büyük çaplı kazıyı başlatır, zamanın çiviyazısı uzmanı Assiriyolog
Hugo Winckler’i de kazı heyetine alarak, burasının Hitit başkenti
Hattuşa olduğunu tespit ederler. 1931-39 yılları arasında ve 2.
Dünya Savaşı nedeniyle verilen aradan sonra 1952’de yeniden
başlatılan kazılar, kesintisiz olarak Alman Arkeoloji Enstitüsü
tarafından sürdürülmektedir.
İlk yerleşim izleri,
Kalkolitik (Taş) Çağ’a kadar (M.Ö. 5000) inmektedir. Kesintisiz
yerleşmeye başlanılması ise, Eski Tunç Çağı’nın sonlarına (M.Ö.
3000) doğru olmuştur. Bölgenin yerli halkı olan Hattiler, burada
bir kent kurup, Hattuş adını vermişlerdir.
M. Ö 20. yüzyıl’da
Orta Dicle Bölgesi’nden gelen Assurlu tüccarlar, Hatti
yerleşmesinin hemen dışında, bir Karum, (bir ticaret kolonisi)
kurmuşlardır. Bu yıllarda Kaniş/Neşa’nın (Kayseri yanındaki
günümüz Kültepe’si) denetimi altındaki, Assur Ticaret
Kolonileri, Güneydoğu ve Orta Anadolu’ya yayılmıştır. Adının
Hattuş olduğu bilinen bu yerleşimi M. Ö 1700’lerde ilk Hitit Büyük
Kral’ı Kuşşara’lı Kral Anitta yıkmıştır.
Hitit yazılı
kaynaklarından anlaşıldığına göre, I. Hattuşili’nin iktidara
gelmesiyle (M.Ö. 1665-1640) Hattuşa, Hititlerin başkenti
olmuştur.
Hitit İmparatorluk
döneminde, yani M. Ö 14 ve 13. yüzyıllarda, şehir yaklaşık
olarak altı kilometre uzunluğunda bir surla çevrilmiştir. Daha
geç bir imar evresinde bu surların önüne ikinci bir duvar daha
örülerek, kent daha sıkı bir savunmaya alınmıştır. Bu yeni sur
üzerinde bulunan, anıtsal şehir kapılarının çoğu günümüze kadar
oldukça sağlam durumda gelmiştir. Güney batıda, dış yüzünde
aslan yontuları bulunan Aslanlı Kapı’yla, iç yüzünde, silahlı
tanrının bulunduğu Kral Kapı, bunların en önemlileridir. Kentin
güney ucundaki Yer Kapı’nın özel bir rolü olmalıydı. Burada 30
m. yüksekliğinde, 250 m. uzunluğunda ve 80 m. genişliğinde bir
toprak set oluşturulmuştur. Bu set üzerinden geçen kent surunun
ortalarında Sfenksli Kapı yer alır. Bu kapının tam altında,
Hatuşa’nın bugün içinden geçilebilen tek potern (tünel) vardır.
71 m. uzunluğunda ve 3 m. yüksekliğindeki poternden geçilerek sur
dışına çıkılmaktadır.
Şehirde ayakta kalmış,
izlenebilen yapıların büyük bölümü, surlar gibi, M.Ö 13. yy.’ dan
kalmadır. Kraliyet yapılarının yer aldığı Büyükkale’de, direkli
galerilerle çevrili avlular, konutlar, depo binaları ve büyük bir
kabul salonuyla, büyük bir saraya ait kalıntılar ortaya
çıkartılmıştır.
Hitit metinlerinde sık
sık “Hattuşa Ülkesinin bin tanrısından” söz edilmektedir.
Kuşkusuz bu tanrıların çoğu İmparatorluk başkenti Hattuşa’da
kendilerine bir tapınım yeri edinebilmişlerdir. Başkent
Hattuşa’da bugüne kadar 31 yapı, tapınak olarak tanımlanmıştır.
Hattuşa’nın en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak, aşağı
şehirdeki konutların ortasında tek tapınak olarak yükselir. İki
kült odası olduğu için tapınak, imparatorluğun tanrılarının en
büyükleri olan fırtına tanrısı ile Arinna’nın güneş tanrıça’sına
adanmış olmalıdır.
Yukarı şehir’de
tapınaklar yanında, kraliyet saraylarının bulunduğu Büyükkale’nin
önünde, resmi işlere ayrılmış, bazı anıtsal yapılar açığa
çıkartılmıştır. Şehrin bu bölümünde, son Hitit Büyük Kralı II.Şuppiluliuma’
nın Luvi hiyeroglifleriyle, taş üzerine kazınmış, kendisi ve
babası IV. Tuthaliya’nın yaptığı işleri anlatan iki büyük yazıt
bulunmaktadır.
Hattuşa’da son
yıllarda yapılan kazıların ağırlık noktasını şehrin, hatta Hitit
devletinin ekonomisine ışık tutan kazılar oluşturmuştur.
İmparatorluk döneminde, M.Ö. 13. yy.’a tarihlenen şehrin
Büyükkaya sırtında, büyük boyutlarda, sayıları 11’ i bulan yeraltı
siloları bulunmuştur.
Hitit
İmparatorluğu’nun M. Ö 1200 yıllarından hemen sonra yıkılmasıyla,
Anadolu Tunç Çağları da sona erer. Bununla beraber, Hattuşa
şehrinin arazisinin yerleşim tarihi devam eder. M. Ö 12.
yüzyılın başlarında, Erken Demir Çağı’na tarihlenen yeni
yerleşme, Frig etkilerini yansıtan bir taşra kasabasına dönüşüp
büyümeye başlaması ancak, M.Ö 8. yy.’ da gerçekleşir. Yerleşim,
Pers döneminde de devam etmiştir. Hellenistik, Galat, Roma ve
Bizans’a ait yerleşme ve tahkimat izleri de görülmektedir.
Genel Özellikleri
Anadolu'nun ilk büyük krallığıydı.
Kral yanında kraliçenin önemli görevler üstlendiği tek krallıktı.
Hitit ülkesinde, kendi tanrıları yanında Hatti, Hurri, Luwi,
Suriye, Filistin ve Assur kökenli tanrılar da kutsanmaktaydı.
Toplam tanrı ve tanrıça sayısı bilinmemekle birlikte bin tanrılı
toplum olarak tanınmaktadırlar.
Köken ve Dil
Hint-Avrupa kökenli bir dil konuşmaktaydılar. İlk kez izlerine
Koloni Çağı belgelerinde rastlamaktadır. Anadolu'ya M.Ö. III.
binyılın ikinci yarısında geldikleri varsayılır. Yerli
olabilecekleri de önerilmektedir. Anadolu'da aynı dönemde, Proto
Hint Avrupa ailesinden gelen akraba 3 dil vardır: Hititçe (Neşaca),
Luwice ve Palaca.
Hitit Kral Listesi
|
Pithana |
(Kussara Kralı) |
|
|
|
Eski Hitit Devleti
|
|
|
1650-1620 |
I. Hattuşili (= II.Labarna) |
(torun?) |
|
1620-1590 |
I. Murşili |
(torun, evlatlık oğul) |
|
1590-1560 |
I.Hantili |
(kayınbirader) |
|
|
I. Zidanta |
(damat) |
|
1560-1525 |
Ammuna |
(oğul) |
|
|
I. Huzziya |
(Ammuna’nın gelininin erkek kardeşi) |
|
1525-1500 |
Telipinu |
(kayınbirader) |
|
1500- |
Tahurvaili |
(dışardan) |
|
|
Alluvamna |
(damat) |
|
|
II.Hantili |
(Alluwanna'nın oğlu?) |
|
|
II.Zidanta |
(oğul?) |
|
|
II.Huzziya |
(oğul) |
|
|
I.Muvattalli |
(dışardan) |
|
|
Hitit İmparatorluğu
|
|
|
1450-1420 |
I.Tuthaliya |
(II. Huzziya'nın torunu?) |
|
1420-1400 |
I.Arnuvanda |
(damat, evlatlık) |
|
1400-1380 |
II. Tuthaliya |
(oğul?) |
|
1380-1345 |
I. Şuppiluliuma |
(oğul) |
|
1345-1343 |
II. Arnuvanda |
(oğul) |
|
1343-1310 |
II. Murşili |
(kardeş) |
|
1310-1282 |
II. Muvattalli |
(oğul) |
|
1282-1275 |
III.Murşili (=Urhi-Teşup) |
(oğul) |
|
1275-1250 |
II.Hattuşili |
(amca) |
|
1250-1220 |
III.Tuthaliya |
(oğul) |
|
1220-1215 |
Kurunta? |
(kuzen, II. Muvattalli'nin oğlu) |
|
1215- |
III.Arnuvanda |
(oğul) |
|
-1190 |
II. Şuppiluliuma |
(kardeş) |
Hitit kral listesindeki bütün tarihler yaklaşıktır ve Eski Babil
Krallığı'nın I. Murşili tarafından 1594 yılında yıkılışını temel
alan 'orta kronolojiye' göre verilmiştir.
Hititler ile İlgili İncelenmiş Önemli Merkezler
Boğazköy (Hattuşa)
Alacahöyük
Alişar (Ankuva ?)
Eskiyapar
İnandıktepe
Hüseyindede
Kuşaklı (Sarissa)
Ortaköy (Şapinuva)
Maşathöyük (Tapigga)
Kuşaklı
Mersin/ Yumuktepe
Tarsus
Mut/ Kilisetepe
Elazığ/ İmikuşağı
Yazıt ve Kabartmaların Dağılım Alanı
Hititler resmi işlerde çivi yazısı, anıtlarda ve mühürlerde ise
Hiyeroglif yazısı kullanmışlardır.
Beyşehir yakınında Eflatunpınar (IV. Tuthaliya veya Kurunta) ve
Fasıllar
Ilgın-Yalburt (IV.Tuthaliya)
Adana'da Ceyhan Irmağı kıyısında Sirkeli (II. Muvattalli)
Kayseri yakınında Taşçı (III. Hattuşili), Hemite, Gezbel (Hanyeri),
Fraktin (III. Hattuşili) ve İmamkulu
Konya'da Hatip (Kurunta)
Ankara yakınında Gavurkale
İzmir yakanında Karabel (IV. Tuthaliya)
Din: Tanrılar
Hitit ülkesinde 1000 tanrıdan oluşan bir kutsal topluluk (pantheon)
vardı. Hattiler, Hurriler, Luwiler, Hititler ile Suriyeli,
Filistinli ve Assurlu göçmenler kendi tanrılarına tapıyordu.
Başkent Hattuşa'da çok sayıda tanrı için yapılmış tapınaklar
bulunmaktaydı. Hattuşa yakınındaki Yazılıkaya açıkhava tapınağında
ise önemli tanrı ve tanrıçalar kaya yüzeylerine kabartma olarak
resmedilmişti.
Hititlerin baş tanrısı Hatti'nin Hava Tanrısı'dır. Hurri kökenli
tanrılar daha etkin ve çoktur. Bunların başında Fırtına tanrısı
Teşup gelmektedir. Karısı Hepat'tır. Kutsal hayvanı
boğa. Ayrıca tanrı Şarruma, tanrıça Şavuşga (=İştar).
Ninive İştar'ı, suların tanrısı Ea, güneş tanrısı
Şamaş, karısı Aya, ay tanrısı Sin, karısı
Ningal bunlardan başlıcalarıdır.
Hitit toplumunda fal, büyü ve ritüeller oldukça yaygındı. Bu
uygulamalar yönetim merkezindeki bir kısım gelişmeliri bile
etkileyecek boyutlardaydı.
Ölü Gömme
Hititlerde kremasyon (yakarak gömme krallar için) ve inhumasyon
(toprağa gömü) uygulaması vardı. Yazılıkaya'ya giderken
Osmankayası mezarlığı bilinmektedir (18-14.yy). Ayrıca Gordion'da
inhumasyon, pithos ve sandık mezar türünde, Afyon yakınındaki
yanarlarda ise küp mezar türünde gömüler saptanmıştır.
Siyasal ve Kültürel İlişkiler
Merkezi Hitit devleti, kuruluşunun hemen arkasından I. Hattuşili
döneminde Kuzey Suriye bölgesine, Halep'e akınlar ve yağma
seferleri gerçekleştirdi. Hurriler ve Mezopotamya ile ilişkiler
gelişti. Koloni Çağı'ndan sonra kesintiye uğrayan çivi yazısı
kullanımı buradan alınarak geliştirildi. Ülke Batı Anadolu'ya (Arzava
Krallığı) doğru da genişletildi. I. Murşili Kuzey Suriye'deki
Halpa ve Mezopotamya'daki ünlü kent Babil'i yağmaladı (M.Ö. 1594).
Ülke bu döneme kadar en geniş sınırlarına ulaştı. Hantili ve
Zidanta adları Luwice'dir. Bu krallar döneminde kazanılmış
toprakların tümü kaybedildi. Pontus bölgesinde Kaşgalar egemen
olmuş, Adaniya bağımsız Kizzuvatna devleti olarak ayrılmıştı.
M.Ö. 1500 yıllarına doğru Telipinu ile birlikte devlet yapısı
yazıya dökülmüş, tahta geçiş düzenlemesi yapılmıştır. Bu dönem
belgelerinde önceki krallar hakkında da bilgi vermiştir. Hitit
antlaşma politikasının başlangıcı oluşturulmuş, örneğin Telipinu-Kizzuvatna
kralı Işputahşu ile ilk resmi antlaşmayı yapmıştır.
Alluvamna döneminde toprak bağış belgeleri ortaya çıkar. Bu
dönemde kuzeyli ebedi düşman Kaşkaların Hitit merkezi bölgesi
üzerindeki baskılarını artırdığı görülmektedir. Mısır ile yapılan
"Kurustama antlaşması" olasılıkla II. Zidanta zamanında
yapılmıştır. I. Muvattalli geleneksel olmayan yoldan tahta çıkmış
ancak kısa zaman sonra indirilmiştir.
II. Tuthaliya döneminde başkent Kaşkalar tarafından
yağmalanmıştır. Kizzuvatna, Kargamış, Halpa ve Arzava'ya saldırı
düzenlemiştir. I. Arnuvanda döneminde kuzeyli düşman olan Kaşga
saldırıları konusunda ilk belgeler görülmektedir.
I. Şuppiluliuma Arzava kralıyla kızını evlendirdi. Ugarit (Ras
Şamra) ile anlaşma yaptı. Doğudaki Azzi-Hayaşa da bir antlaşma ile
imparatorluk topraklarına katıldı. Kizzuvatna ve Amurru
krallıklarını ülkesine bağladı. Mitanni kralı Tuşratta'yı yenerek
onun oğlu Mattivaza'yı yerine atadı ve ünlü anlaşmayı yaptı.
Kargamış ve Halep'i ele geçirip oğullarının idaresine verdi.
Ahhiyava (Troyo VI) ile ilişkiler dostçadır. Eski dünyada Babil ve
Mısır ile aynı güçte idi. Mısır'ın dul kraliçesi oğullarından biri
ile evlenmek istedi.
II. Muvattalli'ye kadar bölgede Suriye'den gelen veba salgını
etkili oldu. II. Muvattalli Mısır sorunu ile uğraşırken Kaşgaların
başkenti ve tanrı heykellerini yağmalamasını önlemek için başkenti
güneye Tarhuntaşşa'ya taşıdı. Kadeş'te II. Ramses ile savaştı
(1285). III. Murşili (Urhiteşup) başkenti yeniden geriye taşıdı.
II. Hattuşili Kadeş antlaşmasını yaptı. Kızını II. Ramses'e verdi.
Kendisi Kizzivatna kralının kızı Puduhepa ile evlendi. Ancak tahta
haksız olarak geçmiş oluşu huzursuzluk yarattı. Hitit tahtının
yasal varisi olan II. Muvattalli'nin oğlu Kurunta (Ulmiteşup)
Tarhuntaşşa'da bağımlı bir krallık oluşturdu. III. Tuthaliya
kendini Assur etkili bir ifadeyle evrenin kralı olarak anan ilk
kraldır. Batı Anadolu'da Ahhiyava (Karabel) sorunlu bölge iken
Alaşiya (Kıbrıs) Hititlerin eline geçmiştir. Kurunta
Tarhuntaşşa'da egemen olduktan sonra kendini büyük kral ilan etmiş
ayrıca Hitit başkentinde de bu unvanını kullandığı yolunda bazı
bulgular olduğu için kral listesine eklenmiştir.
Hitit Krallığı, siyasal gelişimine paralel olarak, başta Kuzey
Suriye ve Mezopotamya olmak üzere, Mısır ile siyasal ve kültürel
ilişkiler kurmuştur. Doğu Anadolu, Karadeniz ve batıda Ege
kıyıları ve Aka uygarlığı ile de kültürel ilişkilerini gösteren
bulgular elde edilmiştir.
Hitit metinlerine göre Orta Assur Krallığı ile de diplomatik
ilişkiler yürütülmüştür. III. Hattuşili döneminde Orta Assur
krallarından Adad-Nirari'ye 2 mektup yazılmış ve bunlarda
Waşaşatta ve Maşamuwa'dan söz edilmiştir. Bir mektup da I.
Şalmaneser'e yazılmış; IV. Tuthaliya döneminde ise I. Şalmaneser'e
3 mektup, bir mektup da adı belirlenemeyen bir Hitit kralından I.
Şalmaneser'e yazılmıştır.
Çanak Çömlek
Eski Hitit dönemi başlarında çanak çömlekte estetik kaygılar
öndeyken, İmparatorluk dönemi çanak çömleği fabrikasyon nedeniyle
yozlaşmış ve tek düze bir biçim almıştır. Eski dönemde yapılan
hayvan biçimli kaplar üretilmeye rhyton devam etmiştir.
Hitit çanak çömleği batıda Yukarı Menderes havzasından (Beycesultan)
doğuda Keban bölgesine, kuzeyde Karadeniz bölgesinden (Dündartepe,
Oymaağaç), güneyde Mersin ve doğusuna (Mersin, Tarsus, Soli, Kinet)
kadar yayılmıştı.
Kaynaklar
Eski Hitit dönemi için çoğu daha geç krallar döneminde yapılmış
yazılı belge kopyalarından bilgi edinilmektedir. Anitta metni,
Zalpa kenti üzerine öyküler, I. Hattuşili yıllıkları, I.
Murşili'nin Suriye ve Babil'de yaptığı kahramanlıkların kayıtları
ve Telipinu Fermanı önemli belgelerdir. Hitit tarihi ise
imparatorluk döneminde içeriği zenginleşen ve antlaşma metinleri,
kuraklık ve salgın hastalık gibi çivi yazılı belgelere ek olarak,
Akkadça kopyalar, hiyeroglif yazıtlı kabartmalar, mühür baskıları
(bullalar), Mısır ve Assur kayıtları ile arkeolojik belgeler
toplanarak yazılabilmektedir.